İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İlksöz çifti ile kurulmuş “hayaller”

Last updated on 11/01/2020

Endam Köybaşı

Ülkedeki en popüler yarışma programlarından birinde belirdiler bir gece. Erkek, şarkı söylüyordu. Türkçeye çevrildiğinde “vahşi olmak için doğduk” diyordu. Kadın da sahne arkasında…

Bu çiftin, mesleği bırakan doktorlar olduğunu öğrendik, aynı programda. Birlikte karar verip istifa etmişler bir gün. Hayallerinin peşinden gitmek için. Gitmişler de. Bir karavanın içinde; kah şarkı söyleyerek kah dövme yaparak. Biri çocuk cerrahisi, diğeri anestezi uzmanı doktorun kısa hayat hikayesi kısaca bu şekilde…

Söyledikleri şarkı ile çekilen ilgimiz, iletilen mesajlarla harmanlanıyor birazcık: Piyangodan para çıksa şimdi bize, elimizdeki evi büyütmeye çalışacağımız gözlemini aktarıyor, İlknur Hanım. Oysa kendilerinin öyle olmadığını, düğün dernek yapmadıklarını, gelinliklere para aktarmadıklarını, var olan üç beş eşyayı da satıp ‘gereksiz’ yüklerden nasıl kurtulduklarını anlatıyor bize. Biraz zorlanmışlar tabi ki; sıcak su sistemi kuramamışlar karavana örneğin ya da yatak dar gelmiş biraz ama olsunmuş, istedikleri hayatı yaşıyorlarmış. Görmek istedikleri şehirlerin sokaklarında yürüyerek…

Bir zamanlar çok satanlar arasındaydı, Ferrari’sini Satan Bilge kitabı. Burada da benzer bir satış hikayesi var; ‘uzman doktorluğunu satan maceraperestler’… Vahşi olmak için doğanlar…

Hikaye o kadar sevimli ve naif mi gerçekten? Her hikaye anlatılandan öte biraz da çıkarsama ise ne çıkar bu hikayeden?

Bir kere çarpıtma çıkar: Herkes istediği hayatı yaşayabilir çarpıtması! Aynı uzman doktorlarımız mesleklerini daha iyi koşullarda sürdürme hayali kursalardı örneğin?

Canım böyle soru mu olur! Yurtdışına git yap mesleğini işte. Bir dil bir iki sınava bakar…

Peki ya ait olduğumu hissettiğim, ayrılmak istemediğim coğrafyamda yapmak istersem? İnsani koşullarda ve sürede çalışıp tatillerde gezebileceğim parayı kazansam? Boş zamanlarımda şarkı söylesem ya da ne bileyim dövme falan yapsam? Bu ekonomik krizde, bu diktatörlükte boş hayaller…

Hem sen ne demode adamsın öyle denir, biraz toplumcu iseniz. Yazlık sitelerdeki emekli albaylara benzetilirsiniz. Her yapılana edilene karışır, bir şeyi beğenmez onlar da…

Oysa karavana sığmaz bazı hayaller, hem öyle kendi evi ile ilgili değildir sadece. Yapılan düğünü giyilen gelinliği de dert etmez kendine emekli veya çalışan otoriteler gibi.

Hayal kuracaksan da herkesi kapsamamalı mesajıdır bu. Devlet zoru kadar güçlü özgürlükçü havuçlardır. Çünkü hayaller ancak insanlığın önüne koyduğu sorunları çözerek gerçek olur. İnsanlığın bugün çözüme kavuşmayı bekleyen en büyük sorunu ise ağır sömürü koşullarıdır. Bunu bir miktar by-pass etmeyi başarmak piyangodan para çıkmasından farksızdır gerçekten.

Oysa hayalleri var büyük insanlığın. Hâlâ. Paylaşmak için her yerde ve herşeyi diyerek yola çıkan bu hayaller büyüyecek yeniden; doktorları da içine katarak…

İlk yorum yapan siz olun

Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: