İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

İlle de ‘sinistra’

Last updated on 14/01/2020

İnan Mutlu

Dünyada ve ülkemizde, hayatın hemen her alanında, insanlığın sıkışıp kaldığı sistemin çarpıklıkları elbette sağlık alanında da karşımıza çıkmaktadır. Kapitalizmin kar hırsı, insanlığın bugüne dek biriktirdiği tüm değerleri yıkıp, kamusal alanın tamamında olduğu gibi, kendi yıkıcı rüzgarlarını  sağlık alanında da estirmektedir.

Bu sistemli saldırıların farkına varmak, bu saldırıları engellemek için kafa yormak insani değerlere sahip çıkan herkesin tarihsel görevidir. Geriye dönüp baktığımızda, elbette bu çelişkilere karşı hakkını veren mücadeleler olduğunu görüyoruz. Ancak, kapitalizmin güçlü silahı, liberal saldırılar, bu mücadeleleri ve sol değerleri tahrif etmeyi de zaman zaman başarmıştır.

Sağlık alanında hüküm süren neo-liberal politikalar bir yandan, sol içine müdahale eden liberal politikalar bir yandan sağlık hakkımızı kıskaca almış, sağlık hizmeti sunan emekçiler de, hizmet alan hastalar da, bu durumun deyim yerindeyse ”kurban” ı olmuşlardır.

Sistem bazen hekim ve hastayı karşı karşıya getirmiş, bazen hekimi, hemşireyi, alanda çalışan tüm emekçileri karşı karşıya getirmiş, oluşan çatışmadan kendisine rahat gideceği bir yol açmıştır.

Sağlık alanında yaptığı güya yeniliklerle, aslında bir toplumsal rıza alma mekanizması kurmuş, sağlık alanını oy devşirmek için başat alan olarak kullanmıştır.

Hastalara, hastaneler emrinizde demiş, gerekli bütçe olmadan, altyapı kurulmadan buradan iyilik satmaya çalışmış, hastalar sorun yaşadığında ise bunun sorumluluğunu sağlık alanındaki emekçilere yükleyerek hedef şaşırtmıştır. Hasta yaşadığı sorunun hesabını, asıl sorumluya değil, karşısında önlüğü ile kanlı-canlı duran hekime sormaya başlamıştır.

Sağlıkta asla kabul edilemeyecek ”performans sistemini” getirmiş, hekimleri puan toplayan bir duruma düşürmüş, ne hekim onuruna yakışan, ne insani değerlere yakışan bir düzen kurmuştur. Dolayısıyla bazen de hekimler, alandaki emekçiler esas sorumluyu es geçmiş, muhatap olarak birbirleri ile çatışmaya başlamıştır.

 Artık sağlık sisteminden memnun olduğunu söyleyen ne hasta, ne hasta yakını, ne hekim,  hemşire, laborant, sekreter var. Ayrı ayrı herkes durumdan rahatsız, bu bir söylenme olarak beliriyor. Uğultu oluşturmaktan öteye gitmeyen bu haklı karşı çıkışları bir araya getirmek, ortak mücadeleye evriltmek de bu ülkenin namuslu, onurlu insanlarının görevidir.

Bazı şeylere dikkat ederek, örneğin mücadele ediyormuş gibi yapıp, etmeyen, buna rağmen öne çıkan insanlara, liberalizme, kendisine kişisel pay sağlamaya çalışanlara izin vermeden bir şeylerin değişeceğini biliyoruz.

Tarihsel çelişkileri bütünlüklü olarak görüp, yaşanan her şeyin neden sonuç ilişkisi içinde olduğunu bilerek hayatı ve sağlık alanını değerlendirmeliyiz.

Bizim inancımız, tüm bu çelişkiler, emekten yana, iyiden güzelden, doğrudan yana çözülürse, çözülmüş sayılır.

Emekçilerin savunulması en kıymetlimizdir. Öte yandan halkın sağlığı da. İşte bunları bütünlüklü olarak savunmak da bizim görevimizdir.

Görsel: Solda hayat var, Mauro Biani

İlk yorum yapan siz olun

Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: