İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Karanlık bir güneşin kollarıdır şiddet

Last updated on 18/01/2020

Güneri Kuruöz

Cehaletin her türlüsünden, iletişimsizliğin her anından, çıkarların, bitmeyen hesapların her anından bir anda çıkıverir karşımıza. Adeta derimizin altında bizimle giden ve bize pusu kuran. Ya da ummadığımız bir anda beklemediğimiz birinden.

En tehlikelisi de organize olan şiddet olsa gerek. Sistemli, kendini koruyan ancak kendi hegomanyasını  geliştirebilmek adına başkalarını bastıran ve ona yaşam alanını dar eden.

Toplumda başlıca şiddet sınıflandırmalarını yapmadan onu daha iyi anlama ve onunla mücadele sanırım zor olacaktır.

Gerçi anlaşılmazlar bütünü olsa da kendi alanını da oluşturan bir olgudur. Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet, özel veya kamusal alanda (evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde) meydana gelebilir. (1)

Kadına yönelik, Çocuğa yönelik, Cinsel Şiddet, Hayvanlara yönelik Şiddet, Sağlıkta şiddet ve Emeğe karşı örgütlü şiddet olarak günümüzün ateş hattını belirleyerek yazılarımızı yazsak sanırım hiç hatalı davranmayız.

Şiddetin kendi dinamiği içinde çeşitleri nelerdir?

Fiziksel şiddet: Vurma, yumruklama, itme, tokat atma, ısırma, yakma, silahla yaralama, kesme ve tedavi görmenin engellenmesi.

Sözel Şiddet: Küfür etme, hakaret, bağırma, aşağılama, yıkıcı eleştirilerde bulunma, alay etme, emir verme.

Cinsel Şiddet: tecavüz, istenmeyen cinsel davranış ve eylemlere zorlama, cinsel organlara zarar verme, cinsiyetinden dolayı aşağılama, doğum ya da kürtaja zorlama, cinsel ilişki sırasında zor ve güç kullanma.

Duygusal Şiddet: Arkadaşlarıyla, akrabalarıyla görüşmesine yasaklar getirme, evden çıkmasına engel olma, baskı uygulama, tehdit etme, intihar etmekle tehdit etme, küsme, takip etme, değersiz hissettirme, fiziksel bir etki olmadan uygulanan ve ruh sağlığını olumsuz yönde etkileyen davranış ve yaklaşımlar.

Ekonomik Şiddet: Zorla çalıştırma veya çalışmasına engel olmak, para vermemek, parayı kullanarak aşağılamaya çalışma, devamlı hesap sormak, borçlanmaya zorlamak, ekonomik baskı içeren her türlü davranış. (2)

          Şiddeti artıran genel nedenler nelerdir?

         Ceza sisteminin adil işlemeyişi ve yetersiz olması suça eğilimi artırıyor Adaletin yeterince işlemediğine duyulan inanç işlenen suçların cezasız kalacağını düşündürür. Türkiye’de son yıllarda, toplumun önemli bir kesiminde sadece hukuki alanda değil tüm kamusal alandaki süreçlerin adil işlemediğine ilişkin bir kanı oluşmuş durumda (3)

            Çocukluk çağında aşağılanmaya, sözel şiddete ve fiziksel şiddete maruz kalanlar şiddete daha fazla maruz kalıyor. Medyadaki şiddet içeriklerinin ve şiddet içerikli oyunların önemli bir stimulan olduğu ve bu içeriklerin özellikle Ortadoğu ülkelerine bilinçli olarak servis edildiği inancı entelektüel çevrelerce ciddi bir soru işareti olarak akıllarda. Bireysel silahlanmanın artışı silahın da kullanım oranını artırıyor. Bu temel halk sağlığına ve yaşama büyük bir tehdit. Ve tecavüz ile ilgili yanlış inanışlar da cinsel şiddeti bir o kadar artıran nedenler.

           Bahsettiğimiz bu karma nedenler her alanda birer agrevasyon nedenidir. Böylelikle Şiddet alanlarında bu genel nedenler ve şiddet alanlarının teknik nedenlerini ilerleyen zamanlarda ayrıntıları ile işleyeceğiz. Böylelikle bu katabolik sürece anabolizan ve objektif yaklaşabilme imkanlarımızı, düşüncelerimizi geliştirebileceğiz. Şiddetle mücadelenin huzurlu ve demokratik bir toplum için önemli  bir adım olduğunu düşünüyoruz. Şimdilik bu kadar. Şiddetsiz günlerde görüşmek dileği ile…

Görsel: The 3rd of May, Francisco Goya

İlk yorum yapan siz olun

Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: