İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

KUSURA BAKMAYIN, SİZ DE YÖNETEMİYORSUNUZ!

Last updated on 30/09/2020

İdare etmek yönetmek değildir

KUSURA BAKMAYIN, SİZ DE YÖNETEMİYORSUNUZ!

Pandemi, emeğimiz ve halkın sağlık hakkı birbirinden bağımsız değil!

Salgın koşullarında bile ekonomik işleyişin kapitalistler lehine sürmesini hedefleyen anlayış, milyonlarca yurttaşa salgın için maske takmaktan başka bir şey öneremeyecek, diğer yandan sağlık çalışanlarının iş yükünü hesapsızca arttıracaktı. “Emeğimiz ve halkın sağlık hakkı birbirinden bağımsız olamaz” sözü ancak böyle bir dönemde bu kadar iyi anlam bulabilirdi.

Ve bu dönemde sağlık meslek örgütlerinin tavrı sadece kapsadığı iş kolundaki üyelerini değil ülkedeki tüm yurttaşların kaderini etkileyecekti.

Pandeminin başladığı Mart ayından itibaren gerek biz hekimlerin gerekse de iktidara güven duymayan duyarlı yurttaşların yüzünü döndüğü TTB, eğrisi doğrusu ile sürece müdahil olmaya çalıştı. Bu konuda söylenecekler bir tarafa dursun, son genel kurul sonuçları ile tartışma bambaşka bir boyuta taşınmış oldu.

Bir genel kurul döneminde, hele ki dünyayı etkileyen bir salgın koşullarında yapılan genel kurulda, hekimlerin meslek örgütünün, çalışma koşullarında yaşadıkları yakıcı sorunları, özlük haklarını ve elbette halkın sağlık koşullarını daha yüksek sesle gündeme taşıması, tartışması ve sonuç alıcı müdahalelerde bulunması beklenir. Tabi eğer yapılan bir genel kurul değil de mevcut  “TTB aktivistleri” arasında belli bir takım hesaplarla şekillendirilmiş bir nöbet devri ise sonuç “şaşırtıcı” olabiliyor.

Şebnem Korur Fincancı’nın başkanlığa uygun görülmesi bizler için malumun ilanıdır:

– Uzun yıllardır hekimlerin sınıfsal kimliğinden kaynaklı yaşadığı hak kayıplarının gündeme gelmeyeceği malumdur.

– Hastanelerde yaşanan gericileşmenin tartışılmayacağı, hastanelerde imamların varlığının sorgulanmayacağı malumdur.

– Yine son hızla piyasaya açılan sağlık ortamının karşısında kamuculukla karşı durulmayacağını söyleyebiliriz.

– İçerisine aşı karşıtlığını da katarak ilerleyen alternatif tıp uygulamalarının TTB içerisinde sorgulanmayacağını söyleyebiliriz.

– En sonunda herkese eşit parasız sağlık talebi, hekimlerin özlük haklarının düzeltilerek insanca yaşam ve çalışma hakkına kavuşma mücadelesinin yükseltilemeyeceği malumdur.

Çünkü Şebnem Korur Fincancı, “yetmez ama evet”çidir.

2010 yılında yapılan Anayasa referandumunda AKP ile aynı saflarda yer almıştır. Cumhuriyetin kazanımlarını son hızla tasfiye eden buna bağlı olarak sağlık ortamını özelleştirme, gericileşme, piyasalaşmaya açan AKP’ ye evet demiştir. İşçi sınıfını ağır sömürü koşullarına mahkum eden ve bu bağlamda hekimlerin de hayat şartlarını ağırlaştıran emekçi düşmanı AKP’ ye evet demiştir.

Bugüne kadar da hiçbir yetmez ama evetçi özeleştiri vererek yapılanın yanlış olduğunu söylememiştir. Yeni TTB başkanı bunlardan birisidir. Aynı zamanda AKP’nin ülkeyi dizayn etmek adına oluşturduğu uydurma davalardan birisine tekil olarak müdahil olmuş tek kişidir.

Meslek örgütümüzün pandemi koşulları altında hekimlerin yegane mücadele örgütü olduğunu bilmenin sorumluluğu ile hareket edeceğimizi ancak bunun mevcut durumu kolaylıkla kabul edeceğimiz anlamına gelmediğini hatırlatırız!

Bir yorum

  1. Hüseyin Güven Hüseyin Güven 29/09/2020

    Meslek birliğimiz TTBye aşağıdaki metni iletmeyi gerekli gördüm:

    TTB Merkez Konseyi’ne

    Yeni göreve gelen merkez konsey üyelerini kutlarım.

    Göreve seçilen üyelerin işbölümü konusunda başkan ve diğer yöneticileri belirlemesi yasadan gelen bir haktır kuşkusuz.

    Bununla birlikte temsili önemi göz önüne alınarak, TTBnin toplumsal önem ve ağırlığını koruması ve yıpratılmaması gereği düşünülerek TTBnin geleneklerine uygun başkanla temsilinin önemini vurgular, görevlendirmenin yeniden değerlendirilmesini dilerim.

    Dr Hüseyin Güven
    Dip Tesc No:43284

Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: