İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Politik doğrucu dil polisliği, duyar kasmak, linç yemek!

Seyfi Durmaz

Politik doğruculuk kavramı‚ kültürel çeşitlilik ve eşit temsil hakkı gibi değerlere mi hizmet ediyor yoksa ideolojik bir tahakküm aracı ?

Politik doğruculuk, ayrımcılığa karşı iddiası ile dikkat çekmiş, hoşgörünün doğal savunucusu bilinmiş ve zaman içinde dile hiza verme kudreti ile onurlandırılmıştır! Hassasiyetlerin göz ardı edildiği sosyal medya paylaşımlarına karşı bireyi duyarsızlıkla suçlama ve infaz etme yetkisi politik doğruculardadır.

Ancak, Şıvgın’ın sosyal medya temelinde yaptığı nitel bir çalışmada yer alan tespiti, potitik doğruculuğun eşitsizliklere karşı duyarlı davranarak bunları dönüştürmeyi hedefleyen o olumlu etkiyi yaratmadığı, aksine bu girişimin teorik zeminini büyük ölçüde kaybettiği yönündedir.

Neye niyet, kime hizmet?

Farklılığa duyarlılığı dert eden ana unsur olarak solu görmek gayet makul. Bu, solun kültürel alana egemen olma mücadelesinin bir ürünüdür. Hatta Erdoğan’ın “Siyasi iktidar olduk, ama kültürel alanlarda iktidar değiliz” itirafını veri sayarsak liberal solun bu alanda başarılı olduğu kabul edilebilir.

Şunu gözden kaçırmamak gerekiyor: Kültürel farklılıkları “tektipleştirici” aklın tahakkümünden kurtarma uğraşı, akla uygun olmayan pek çok durumu “kültüre özgü bir değer” sayabiliyor.  Hekim Murat Civaner, politik doğruculuk kavramı ile ‘kültürel çeşitliliğe, yerele saygı” imajı ile eşitsizliklerin üstünün örtüldüğünü iddia eder. Bu kavramın tektipleştirici hegemonyayı daha kolay ve hızlı tesis etmek için kullanıldığını, söyler.

Bir başka boyut da depolitizasyona olan katkısı. Örneğin Zizek, “mağduru kendi kararlarını alan özne olarak görmeyip ancak kurbanlaştırıldığı takdirde hak talep edebilir” gören bu depolitize politik doğrucu yaklaşımı eleştirir. Goodheart’a göre ise politik doğruculuk, tüm ideolojilerin kendi ahlak anlayışları doğrultusunda kullandığı bir araç haline gelmiştir. İronik bir biçimde ayrımcı ve dışlayıcı siyasetlerin tahakküm aracı haline gelmiştir. Doğru duyarlılık eşiğini belirleme ayrıcalığına sahip kişiler-politikalar, diğerlerinin de bu eşiğe göre davranmasını talep eder ve zaman içinde buna yönelik baskı yapar. Ayrıca hangi tutumun “doğru” olduğuna politik doğrucunun vicdanı ve mağdurun hisleri karar verir. Dolayısıyla politik doğrucu dil içinde bulunduğu popülizmden etkilenme potansiyeline sahiptir.

Liberal solun politik doğrucu dil polisliği- hüzünlü bir mizah hikâyesi

Liberal sol, sınıf aklını yitirince ne yazık ki varlık sorununu çözme çabası cemaatleşme ile sonuçlandı. Cemaatleşen solun çimentosu doğal olarak ahlakçılık oldu. Toplumsal ve popüler ahlaki normların etkisine açık olan politik doğruculuk, cemaatleşen solun kültürel alana egemen olma çabası, mücadele alanı oldu. Ki kültürel alan haricinde tutunacak kavramı kalmamış olan politik aklın mücadelesi ne yazık ki mizahın konusu oldu. Yüksek ideallerle yola çıkan politik doğruculuk, sosyal medya alaycılığına”linç yemek’ ve “duyar kasmak” gibi kavramlar kazandırmış oldu.

Okuma Kaynakları

1- NPR/PBS NewsHour/Marist Poll

2- Şıvgın Z M, Sosyal medyada ideolojik bir mücadele aracı olarak politik doğruculuk , Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Kültürel Çalışmalar Dergisi, 2019, 6(2): 354-381

3- Civaner M. Tıp etiği nereye? Türkiye Biyoetik Dergisi, 2014 Vol. 1, No. 1, 4-12

4- Çağlıyan Ç. E. Ortak Bir Anlam Zemini Kurmaya Yönelik Bir Çaba Olarak Edmund Husserl’in Fenomenolojik Yöntemi, Kaygı, 2018. 31. 279-298.

5- Zizek, “Against An Ideology of Human Rights”, 57, 58.

6- Zizek, “Human Rights and Its Discontent”

7- Atamanalp A, Liberal/postmodern tasallutun yeni oyuncağı: Vicdanizm ve neo-peygamberlik, Bilim ve Gelecek, 2015. 139

Görsel: A totalitarian’s dream, Sergey Elkin

%d blogcu bunu beğendi: