İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Seçim değerlendirmesi: Meslek örgütü, çok parçalı ve küçülen hekim sendikacılığına doğru mu gidiyor?

Seyfi Durmaz

Önce ana tespitimi söyleyeyim: “Demokratik Katılımcı Hekimler’in başarısı, kendi oylarını yeniden alabilmiş olmasıdır.”

İzmir Tabip Odası’nın 2018 seçiminde sandığa gelmeyen 200’e yakın hekim, seçim sonucunu etkilemiştir.  Hekim Güçbirliği (HG), 2012 seçimine göre, 300 kadar oy kaybına uğrarken Demokratik Katılımcı Hekimler’in (DKH), 2012 seçiminde almış olduğu oylarının hemen hemen aynısını 2018’de de almış olması seçimi bu sefer kazandırmaya yetmiştir. (Kaldı ki bu seçimi o zaman 6-1 kaybetmişti.)

Siyasi kutuplaşmanın artmasından kaynaklı DKH’a yönelen oy 62 iken, adaylarının tanınmışlığı kaynaklı arttırdığı oy sayısı ise sadece 31 oldu.

Bu tablodan yola çıkarak “Seçimin sonuçlarını DKH’ın galibiyetinden çok HG’nin mağlubiyeti belirlemiştir.” dersek yanlış olmaz.

Erdoğan’ın TTB’ye karşı söylemleri sonrası Oda’dan uzaklaşanların, HG’nin blok oy kaybının önemli bir kısmını oluşturduğu düşünülebilir. Konjonktürel yapıya Oda’nın yeterli yanıt verememesi nedeni ile HG’ye küsenleri de bu gruba ekleyebiliriz.

Tablo: İzmir Tabip Odası yönetim kurulu adaylarının aldığı oylara göre iki seçim karşılaştırması (2012, 2018)

Oyları blok ve karma olarak iki grupta değerlendirmek adettendir. Blok oylar “konsolide” oylardır. Genellikle her iki grup için de bu oylar denktir ve 800-900 kadardır. HG, seçim galibiyetini karma oylardaki üstünlüğü (ortalama 100 oy fazlası) ile kazanır. Karma oylar gücünü “popüler” adaylardan alır. Yani seçimi kazanmak istiyorsanız blok oylarınız sandığa gelecek ve popüler adaylarınız olacak. Seçim günü atılan “öcüler geliyor” mesajları blok oyları sandığa çekmeye yöneliktir. Karma oylar için ise “stratejik konumda” ve sevilen adaylar belirlenir. Bu yorumlarla birlikte tabloya bakacak olursak siyasi kutuplaşmanın artmasından kaynaklı DKH’a yönelen oy 62 iken, adaylarının tanınmışlığı kaynaklı arttırdığı oy sayısı ise sadece 31 oldu, diyebiliriz. Yine tablodan gördüğümüz gibi İzmir Tabip Odası’nın 2018 seçiminde sandığa gelmeyen 200’e yakın hekim, seçim sonucunu etkilemiştir.

Meslek örgütü süreci, çok parçalı ve küçülen hekim sendikacılığına doğru mu gidiyor?

İzmirli hekimin iktidarın icraatlarına tepkisi, yeni yönetim için kırılgan bir yük oldu.  DKH, sandıkta hekimlerle buluşmuş olduğu bu zoraki kimliğini sürdürülebilmeye çabaladı. Bir yandan da DKH’ın iç dinamiklerin kararlılığını korumaya çabaladı. Hekimler sandığa giderken bunun ne kadar başarılmış olduğunu tartışacaktır.

Erdoğan’ın tepkisinin ardından Oda’dan uzaklaşan hekimlerin olduğu biliniyor. Meslek örgütünden kopma eğilimi devam edebilir ve bu seçime yansıyabilir. Tablonun gösterdiği eğilim, kopmaların HG’nün oy tabanından olacağı yönünde.

Sendikal süreçten tanıdığımız, küçülen ve elde tutulan meslek örgütünü iştah kabartıcı görecek olanlar var. Bakalım bu süreçte ne kadar belirleyici olacaklar?

Notlar:

1. Adaylar hakkındaki “popüler” vb. ifadeler seçim dönemi jargonundan alınmıştır, şahsi değildir.

2. Neden 2012’yi seçtim de 2014 ve 2016 neden değil? Biraz bunlardan bahsedeceğim: Önceki deneyimler göstermekteydi ki, blok oylardaki denkliğe rağmen HG’nin “daha populer” adayları karma oylarda farkı açıyordu. DKH’ın bu 100-150 karma oy etkisini kırmadan seçimi kazanması mümkün değildi. DKH, yöntem olarak çoğunlukla tabanın baskısına rağmen populer adaylar ile “karma oylarda artış sağlamak” yöntemine yakın durdu. Oda üyelerinin “aranızdaki fark nedir?” sorusuna yanıt üretmeyi tercih etmedi. Fakat yükselen asistan eylemliliği ardından DKH’a 2014 yılındaki seçimde gençlerin ilgisi artmaya başladı. Bu beklenmedik durum ile “popularite mi, emek mücadelesi mi?” yol ayrımında DKH’ın seçkinleri zorlanmaya başladı. Seçime iki ay kadar kalmış iken gençlerin bu KATILIMından rahatsız olan “bir grup”, DEMOKRASİyi askıya aldırıp, grup içinde hızlı bir tasfiye süreci başlattı. Buna rağmen 2014 seçiminde yaklaşık 200 asistan hekim DKH’a desteğini verdi. Fakat ilginç bir şekilde blok oylarda 100 kadar azalma oldu. “Derin darbe” 5-2 DKH’ın kazanması yönünde ilerleyen süreci az bir farkla kaybedilen bir sonuca dönüştürdü. 2016 seçimlerinde bu dinamikleri okuyamayan DKH, “popularite mi, emek mücadelesi mi?” çelişkisinden kurtuldu, yatırımını popüler adaylara yaptı ve hüsrana uğradı. Bu iki dönemi, olağan dışı özellikleri nedeniyle 2018 seçimleri ile karşılaştırmayı uygun bulmadım.

İlk yorum yapan siz olun

Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: