İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kapitalizm ve sigara: 2. Tütünün tarihi

Last updated on 23/02/2020

Hakan Uçar

Amerika kıtası yerlilerinden “beyaz adama”

Sigara, bir yönüyle Amerika kıtası yerlilerinin “laneti” olarak da tanımlanabilir.

1492 yılında kıtanın keşfiyle beraber yerlilerinin kullandığı şifalı bitkiler sömürgecilerin ilgisini çekmiş, Avrupa’ya getirilen bu bitkiler merak ve ilgi yaratmıştır. İşte, tütün o şifalı bitkilerin başlıcasıdır. Amerika yerlilerinin dumanı keyif için kullandıklarına dair bir bulguya rastlanmamıştır. Tütün daha çok dinsel törenlerde, ayinlerde ve tedavi edici bir ajan olarak kullanıla gelmiştir. Avrupa’ya getirilen tütün bitkisinin kapitalizmle birlikte keyif veren özelliği ön plana çıkmış, tütün ticareti kârlı hale gelmiştir.

Osmanlıda tütün…

Osmanlı tütünle 17. yüzyılın başlarında tanıştı. Osmanlı merkezi otoritesi tütünü keyif vericiliği ve alışkanlık yaratması yüzünden sakıncalı görüp yasaklasa da, engelleyemedi. Üretimini ve kullanımını engelleyemeyen Osmanlı da yasaktan vazgeçerek vergilendirmesi yolunu seçti. Tütün böylece İmparatorluğun en önemli tarım ürünleri arasında yerini aldı.

20. yüzyıl başlarında Osmanlı İmparatorluğu çökme sürecine girdi. Osmanlı Devleti ilk kez 1854 Kırım savaşı sonrasında dış borç aldı. Zamanla batılı finans çevrelerinden aldığı borçları ödeyemez duruma düşünce, Osmanlı Devleti batılı devletlerin mali kontrolü altına girdi. 1881 yılında Avrupalı alacaklıların, borçların geri ödenmesini denetleyebilmesi için Düyun-u Umumiye İdaresi kuruldu. Düyun-u Umumiye, Osmanlı hazinesinden kendisine devredilen bir takım gelir kalemlerini etkin biçimde kullanarak borçları tasfiye etmek gibi basit bir çalışma prensibine sahiptir. Zamanla dış borçlar azalacağı yerde artmış ve Düyun-u Umumiye de daha fazla gelir kalemine sahip olmuştur.

Reji’li yıllar

Batılılar alacaklarını Düyun-u Umumiye İdaresi ile garanti altına aldıktan sonra tütün tarımını düzenleyip vergilendirmek için yeni bir şirketin kurulması kararını Osmanlı’ya aldırttılar. 1883 tarihli sözleşmeyle kısa adı REJİ olan şirket kuruldu. Böylece Osmanlı devletindeki tütün tarımı ve ticareti, banka gruplarının oluşturduğu REJİ şirketinin kontrolüne geçti.

Reji şirketinin faaliyete başlaması, Osmanlı tütün tarımında ve bunun yarattığı toplumsal ilişkiler ağında ciddi dönüşümlere neden oldu.

Tütünün ekimi için alınacak ruhsattan başlayıp miktarına, cinsine ve sarılıp tabakaya girinceye kadar olan macerası, sözün kısası her adımı imtiyaz sahibi olarak Reji İdaresi tarafından denetlendi. Tütün gelirlerini alacaklarının karşılığı olarak tahsil eden Reji İdaresi zamanla devlet içinde devlet haline geldi. Kendi kolluk kuvvetini oluşturan Reji, tütün ekimine yönelik kuralları da belirlemeye ve dayatmaya başlamıştı. Örneğin; köylülerin kendi tüketimleri için tütün üretmesi veya ürettiği tütünden kendi tüketimi için ayırması yasaktı. Reji’nin yasaklarını uygulayan kolcular, Reji’nin çıkarlarını korumak için insan öldürmekten bile kaçınmıyordu.

Yeni kurulan genç Cumhuriyet, 1925 yılında Reji idaresini satın alma yoluyla devletleştirdi. Osmanlı egemenlerine ve emperyalist işgalcilere karsı verilen bir mücadeleyle kurulan Cumhuriyet’in, Osmanlı egemenlerinin işgalci emperyalist ülkelere olan borcunu kabul edip üstlenmesi, kapitalist yolun seçilmesiyle yakından ilişkisi vardır.

Reji’li yıllar, tarımsal üretimin emperyalizmin eliyle nasıl dönüştürüldüğünün hazin ve kanlı bir öyküsüdür. Yüz yıl önce bu topraklarda yaşananlarla, günümüzde yaşananların benzerliği emperyalizmin ve kapitalizmin ne anlama geldiğini bilenler için şaşırtıcı değildir. Reji idaresinin yerini küresel tütün endüstrisi ve emperyalizmin kurumları olan IMF-DB-DTÖ, kolcuların yerini ise bankaicra mekanizmasının alması dışında yaşananlar arasında önemli bir farklılık yok gibidir. Diğer yandan, Cumhuriyet sonrası tütün ve sigara politikalarında yaşanan dönüşüm, Cumhuriyetin kamusal içeriğinin kapitalizm tarafından nasıl kemirildiğini de çok açık olarak göstermektedir.

Bölümün kaynakları:

1. Nevzat Evrim Önal, Anadolu Tarımının 150 Yıllık Öyküsü, Yazılama Yayınevi 2. Baskı, sayfa:65- 68

2. Melda Yaman Öztürk, Nuray Ertürk Keskin, Tütün Sektöründe Yabancı Yatırım: Reji Deneyimi Işığında Bugünü Anlamak, Çalışma ve Toplum Dergisi, 2013/2 sayı:37 sayfa:91-118

Görsel: Tütün ve kölelik, Bilinmeyen bir sanatçının bu 1670 tablosunda, köleler tütün kurutma kulübelerinde çalışıyor.

İlk yorum yapan siz olun

Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: