İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Virüsün adil olması için hayatın âdil olması lâzım

Last updated on 03/08/2020

Seyfi Durmaz

Covid-19 Çin’deki etkisinin azaldığı iyi haberine sevindirmeden Avrupa’yı sarsmaya başladı. Ülkemizde de görülmeye başlanması ile birlikte ciddi önlemler alınıyor. Eldeki veriler ileri yaşı, ek sağlık problemleri olan, sigara içen erkekleri de kapsayınca ölüm riskinin merkezinde olan  grup olarak tanımlıyor.

İtalya’da 65 yaş üzerindekiler, toplam nüfusun yüzde 23,1’ini oluşturuyor. İtalya’da Sağlık Yüksek Enstitüsü tarafından açıklanan verilere göre koronavirüs bağlantılı ölümlerin yaş ortalaması bu yazı yazıldığında 79,4 idi.

İtalyan anestezistler (SIAARTI), durumlar daha da kötüleşirse diye uymaları gereken kriterler yayınladı. Belgede savaş zamanının triyaj biçimini öneriyorlar. İhtiyaç duyan tüm hastalara yoğun bakım sağlamak yerine, sınırlı sağlık kaynaklarının uygun şekilde tahsisini öneriyorlar.  Yaşlı veya daha kırılgan hastalarda daha uzun ve daha fazla kaynak tüketen bir süreç yaşanabildiğini hatırlatıyorlar.

Türkiye’de yaşlı tanımı ile paylaşılan veriler üretime katılma süreci gözetilerek tanımlanmış olan 65 yaşı kesme noktası kabul ediyor. TÜİK verilerine göre 2017 yılında yaşlı nüfusun oranı %10’a ulaştı. Türkiye’deki yaşlıların üçte biri 75 ve daha yukarı yaş grubunda.

Biraz daha ayrıntılayalım: Yoksul yaşlı erkek nüfus oranı 2017 yılında %13,5 kadın nüfus oranı ise %17 oldu. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı %29,6 iken yaşlı erkeklerin oranı %6,8 oldu. Yaşlı erkek nüfusun %16,5 kadarı evlenmemiş, eşi ölmüş ya da boşanmış iken bu oran kadınlarda %55’tir.

Özetle, birçok yaşlı, büyük ölçüde düşük gelirli, yalnız ve sağlık bakımına da bağımlıdır:

  • – Hayvanlarla temas riski yüksek olan yerlerde barınıyor olabilir
  • – Yoksulluk sağlık hizmetlere erişimin önünde önemli bir engeldir,
  • – Düşük gelirli insanların sosyal güvencesiz olma olasılıkları daha yüksektir
  • – Sağlık hizmetlerine sınırlı erişimi olabilir
  • – Tanı konamamış, tedavisi düzenlenmemiş, kontrol altına alınmamış kronik hastalıklara sahip olma ihtimali yüksektir
  • – Yoksul mahallelerde evi fazla kişiyle paylaşma olasılığı yüksektir. İzolasyon koşulları sağlamakta zorlanabilir
  • – Birçoğu ekonomik nedenlerle işten uzaklaşmayı göze alamaz, izolasyon koşullarını sağlayamayabilir
  • – Düşük gelirli işler çoğunlukla uzaktan yapılmaz, yerinde yapılan işlerdir ve düşük gelirli işlerin çoğunluğu hasta kaldığı günlerde ücret alamaz.
  • – Yoksulun ve birçoğu için stok yapmak, kilerlerini doldurmak zordur
  • – Salgının etkileri gıda arzını bozuyor ve fiyatları artırıyor, bu durumdan en çok yoksullar etkilenir, temel kaynaklara erişimde zorlanır

Ne yapmalı?

Virüsün adil olması için hayatın âdil olması lâzım

  • – Barınma koşullarının varlığı ve izolasyona uygunluğu hızlıca tespit edilmeli
  • – Yiyecek alabilmelerini desteklemek için yoksul ailelere yönelik bir fon oluşturulmalı
  • – Üç ay boyunca su, doğalgaz gibi yaşamsal tüketim alanları ücretsiz olmalı
  • – Hijyen için gerekli malzemeler ücretsiz sağlanmalı
  • – Bilgiye ulaşmanın kolaylaşması açısından yüksek hızlı internete erişimi, tv erişimi gibi kaynaklar en az üç ay ücretsiz olmalı
  • – Birinci basamak hizmetleri (belediye hizmetleri dahil) bölge tabanlı ve ev ziyaretleri içeren hizmete odaklanmalı
  • – Özel hastanelerin kamu hastanesi statüsünde hizmet vermeleri sağlanmalı
  • Sonuç olarak; sürecin yönetilmesinde kaynakların iyi kullanılması yoksulluğun gözetildiği politikalara ihtiyaç duyacaktır!

İlk yorum yapan siz olun

Yorumlarınızla katkı sağlayabilirsiniz.

%d blogcu bunu beğendi: